|
1972 İstanbul doğumlu, Y.T.Ü. Makine Fakültesi
mezunuyum. Almanca ve İngilizce biliyorum. Türkiye'de Deniz Akvaryumunun
yaygınlaşması için www.denizakvaryumu.net sitesinde deneyimlerini paylaşırken
www.akvaryumkulubu.org da Tuzlusu bölümünün moderatörlüğünü de yapmaktayım.
80'li yılların başında tanıştığım akvaryum hobisine halen deniz akvaryumu
ile devam etmekteyim.
Yıllar boyunca tatlı su akvaryumu ile ilgilenirken her zaman deniz canlılarını
akvaryumda beslemek kafamın bir köşesindeydi. İlk defa gördüğüm çöpçü
balığını bile tekire benzediği için almıştım.
Yazları deniz balıklarını leğenlerde beslemeye başlamış hatta kışın beslemeye
devam edebilmek için tatlı suya alıştırmaya bile çalışmıştım. Başarısız
sonuçlardan sonra leğenlerin yerini cam akvaryumlar ve basit filtreler
aldı. En sonunda 3 yavru işkinayı 6 ay akvaryumda, bir elektrik kesintisinde
kaybedene kadar, beslemeyi başardım.
Bu yıllarda elimdeki tek yazılı kaynak Sn. Prof. Dr. Atilla Alpbaz'ın
'Deniz Akvaryumları' kitabı ve içinde 2 sayfa ile deniz akvaryumunun anlatıldığı
Sera'nın bir broşürüydü.
1991 yılında ilk soytarı balığını bir akvaryumcuda gördükten sonra 3 hafta
boyunca haftalığımı biriktirerek ,doğal deniz suyu ve kumu ile kurduğum
filtresiz akvaryumla, tropikal deniz akvaryumuna adım attım.
Zaman ile akvaryuma taban filtresi ve bir pet şişe ile biolojik filtreyi
ekledim. Ancak Sera'nın katalogunda bahsedilen protein skimmer benim için
sözlükten çevirdiğim 'Protein Süzgeci' ifadesinden başka bir şey ifade
etmiyordu. Bir gün soytarılarımı aldığım akvaryumcuda Sander'in Piccola
modeli sonradan protein skimmer olduğunu öğrendiğim aleti gördüm. Dükkan
sahibine fark ettirmeden bunun kesit resmini de gösteren prospektüsünü
aldım. O zamanlar bu kağıt parçası benim için hazine değerindeydi. Fırsat
buldukça çıkarır inceler çalışma prensibini çözmeye çalışırdım. En sonunda
yoğurt kabı-pet şişe ve biraz hortum ile bir kopyasını yaptım ve zaman
içinde geliştirerek yıllarca kullandım.
Geçen yıllar içinde Türkiye'de deniz akvaryumuna ilgi artmış, malzeme
ve canlı olarak yelpaze genişlemeye başlamıştı. Ancak ben öğrenci harçlığı
ile kova filtreleri, alt cam sistemleri ve UV filtrelerini gene kendim
yapmaya ve doğal deniz suyu kullanmaya devam ediyordum.
93 yılında stajdan kazandığım para ile ilk defa suni deniz tuzu alarak
350 litrelik balık akvaryumumu kurdum.
96 yılında ilk defa Blue Damsellardan yavru aldım ancak hazır planktonum
olmadığı için büyütemedim.
Profosyenel hayatada atılmamla beraber artan imkanlarımla yabancı kaynaklar
ile beraber yurtdışındaki fuarlarıda takip etmeye başladım. 2 yıl aradıktan
sonra H.Ciliaris ve H.Passer'i koleksiyonuma kattım. Caulerpa ve Mangrove
akvaryumu kurdum.
FAMA'da gördüğüm dünya'da ilk defa yakalanmış bir wrasse'in peşinden Hollanda'ya
gittim ve son örneği kendime aldım.
98 yılında Interzoo fuarında gördüğüm Tetra standı ile yeni hedefimi belirlemiştim.
Blacktip Shark.
2002 yıllında 4 yıllık araştırma ve malzeme teminini sonunda diğer tüm
sistemlerim gibi kendi dizaynım olan köpekbalığı akvaryumumu kurdum ve
Blacktip Shark hayalimi gerçekleştirdim.
Şu andaki hedefim ise mercan bahçesi sistemlerini hayata geçirmek ve Türkiye'de
gerçek bir 'Deniz Evi' kurmak.
Bugünlere gelmem konusunda bana her zaman destek ve hoşgörüsünü
esirgemeyen aileme buradan sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Bol Tuzlu Günler.
Deniz ŞİŞMAN
|